Konuk Yazarlar

“Kavga dediler/ İlmektir dedim”

O günlerde telefonumun her çalışında ”Acaba..?” diyordum ve üstelik bu kez arayan Mukaddes’ti, artan bir endişeyle açtım. Kutsiye’nin hastane günleri, bu kez uzadıkça uzamış, yoğun bakıma almışlardı. “Ankara’dayım” dedi, “Kutsiye için geldim, akşam da yanında olacağım. Gelirseniz, sizle de görüşmüş oluruz”. Gittik ve ummamakla birlikte, kısa da olsa Kutsiye’yi de görebildik; yoğun bakımda çektiği sıkıntılardan [...]

KUTSİYE

Vartinik baskınını, postu deldirmeden, kendimi uçurumdan atarak, burkulup şişen bir bacakla atlatınca derin bir nefes aldım. Gökyüzüne zemheri mavisi egemendi. Güneş, atlas feleğinin ötesinde parlayıp duruyor ama ısıtmıyordu. Baskınlardan ve amansız izlemelerden dolayı herkes kaçıp şehirlere sığınmıştı. Dağlarda bir tek ben kalmıştım. Barınma ve yiyecek sorunum yoktu. Araziyi tanıyordum. Mağaralarım ve köylerde güvendiğim tek tek [...]

Hayde ‘Zuğaşi Berepe’ (Denizin Çocukları)…

Sevgili Kazım, Karadeniz’de ya da başka uzak denizlerde karartı var mı bilmem ama senden sonra yüreğimizin bir yerinde hep bir karartı oldu…olmayada devam edecek gibi…
Senden sonra yüreğimizde saklı o cevval kudretin, her ömürde, her ölümde, senden dinlediğimiz her şarkında gülüşünden bir tutam çalıyoruz haberin ola… Hüznün, isyanın, aşkın ve kavganın sesi olan sen; yüreğimizi acıttın [...]

Unutmayın…

Bu yazı, kayıplar haftasında, İHD, Barış Meclisi ve birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün katılımıyla 23 Mayısta yapılan bir basın açıklamasında yaptığım konuşma metnidir.
SAKIN UNUTMAYIN
“birden radyolar sustu…
siren seslerinin
postal seslerine karıştığı,
karartmalı bir eylül akşamı,
o çılgın delikanlılar sır oldular…
tanklar ayak izlerini sildi
yıkıldı barikatlar.
dağlar düz oldu
nehirler kan kızıl
stadyumlar hapishane avlusu…
hüzne boyandı Ankara,
hüzne boyandı Diyarı Bekir.
sokaklar öksüz kaldı,
bakışlar [...]

Yarınlar bizim için geç artık

Şimdi mevsim, daima sıcak yerlere seyahat eden leyleklerin kıskanıldığı, erken gelen akşamların, sezonluk sevdalarla vedalaşmaların, bitişlerin, başlangıçların  müdavimi sonbahardır.
     Günse, üniversite öğrencilerinin, yazlıkçıların ‘Ankara’da bir sürrealist:Gökçek’li şehre döndüğü, öğretmenlerin  işe başladığı, küresel kriz olsa da, olmasa da yiyecek, giyecek, yakacak fiyatlarının arttığı  masraf  ayı Eylül’ün sıradan  bir  günüdür.
     Ve siz, ta 18.yüzyılda “ey yeryüzü, bu gecede [...]

Lazımdır bi şey söyleyem size

Hani bir makalede, öyküde, romanda bozkırda yaşadığınızdan mıdır karşılaşmadığınız ama hep özlemini çektiğiniz balkonlardan sarkan, pencerelerden içeri dolan mor salkımlı erguvan, mimoza, akasya kokulu cümlelerle anlatılır ya bahar, yarım kalan işler, …, boşa hazırlanmış valizler, orta yerdeyken, parktaki kayısı çiçeklerinin üzerinde Nisan yağmuru damlacıklarını görmeseydiniz, çoğu insan gibi bu senede baharı kaçırmış olacaktınız.
Mevsim ne olursa [...]